Küçükprens Söz
ah oÄŸul, oÄŸulcuk
haberin gelir,
kuş olur uçarsın, göğünde kalbimin,
durulmam o zaman
denizler düşünürüm sana
kanatlarında rüzgar,
kanatlarında uçsuz mavi...
Ana Sayfa | Profilim | Arşiv | Arkadaşlarım
kanatlarında rüzgar...
Tarih: 17:15, 19/3/2008
kanatlarında uçsuz mavi...
hep ÅŸiir...
Tarih: 17:02, 19/3/2008

susarak özlüyorum sözcüklerim varmıyor uzaklarına birer birer düÅŸüyor bütün öpmelerim ağır yenilgiler alarak …
adresinde yokluÄŸunu kıyamet bilerek sadece susarak özlüyorum seni hiç tanımadan, ne garip …
sadece susarak özlüyorum seni hiç tanımadan, ne garip sense uzak, çok uzakta bir deniz gibisin resimlerde
dokunsan dersim olur, göçerim mecburen duydum çok sonradan, adın önemli deÄŸil acin aynı tadı veriyor …
adresinde yokluÄŸunu kıyamet bilerek sadece susarak özlüyorum seni hiç tanımadan, ne garip …
iÅŸte buna bıçak çekiyorum ÅŸimdi adı yok, hiçbir sevgilinin zaman zaman deÄŸil ÅŸimdi yalnız ben miyim bu ahir zamanda derviÅŸ mekanına aÅŸk ile çağıran bu ahir zamanda … -fadıl öztürk-
yine ÅŸiir...
Tarih: 16:29, 14/2/2008

"hayat alabildiğince çapkın hayat alabildiğince olasılık hayat: tembel tabanlı ayakları ve temkinli adımlarıyla gençliğime bastı bir ömür boyu kurbağa öptüm, hâki! dudaklarımda hala bataklık tadı ne demeli..."
seyyidhan kömürcü
sabahları babamla traş oluruz...
Tarih: 02:25, 12/8/2007
1'den bire
uykuyla uyanıklık arasında çekirdeksiz nar gibi geldin birden bire
bu çarpan hangi saatin hızıdır her şey sen oluyorsun birden bire
ömer erdem
kreş öncesi tv izliyorum hep...
Tarih: 20:21, 12/6/2007
ilk yaz
ah, kimselerin vakti yok durup ince ÅŸeyleri anlamaya
kalın fırçalarını kullanarak geçiyorlar evler çocuklar mezarlar çizerek dünyaya yitenler olduğu görülüyor bir türküyü açtılar mı bakıp kapatıyorlar geceye giriyor türküler ve ince şeyler
"memelerinde biraz irin, biraz balık ve biraz gözyaşı bir dev oluyorsun deniz deniz deniz sisin dere ağızlarından sokulup akşamları fındıklarımızı basıyor neyleriz kararan tomurcukları çocuklarımıza yalvarıyoruz: aç durun biraz tecimenlere yalvarıyoruz: bir "hotel" bir gizli evlenme az çiziniz bir banka az çiziniz bir yalvarma bizden size ve sizden dışardakilere
karılarımızı yolluyoruz tırnaklarını kesmeye ve demeye - evet efendim - çocuklarımızı yolluyoruz dilenmeye bizler gidiyoruz yatağımız tanrıya emanet yazların motorlu çingeneleri
ah kimselerin vakti yok durup ince ÅŸeyler anlamaya
baba evleri, ilk kez girilen ırmağa dönüş toprağa tutku, kendinden dolayı kulaklarımızı tıkıyoruz: para para para kulaklarımızı açıyoruz: kavga kavga kavga sorar belki biri: kavga ama neden kavga komşumuza sonsuz balta, karımız yumruklar içinde - bilmiyoruz neden kavga.
sonra kasabamızın cezaevinde silgimizi göz önüne yerleştiriyoruz günlerimizi iterek genişletiyoruz yer açıyoruz karılarımızı düşünmeye bizsiz geçen menevşeyi düşünmeye
durup ince şeyleri anlamaya kimselerin vakti olmasa da okulların kadın öğretmencikleri tatil günlerini çoğaltsalar da kutsal nemiz varsa onun adına gözlerimiz için bağlar dokusalar da birikimler ve çizgiler gitgide gitgide açmaya ilkyaz çiçekleri
bir gün birileri ötegeçelerden ıslık çalarlar, yanıt veririz.
-gülten akın-

{ } { Sonraki Sayfa }
|